Şeker fabrikaları arsaları dışında özelleştiriliyor.

Şekerde özelleştirme, arsa için değil, üretim için yapılacak. Söz konusu arazilerin bir kısmı, bölgede ihtiyaç duyan kamu kurum ve kuruluşlarına bedelsiz devredildi
Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Ahmet Aksu, şeker fabrikalarının özelleştirmesinde, şeker üretimiyle doğrudan ilgisi olmayan arsa, arazi ve taşınmazların, özelleştirme ihalelerinin dışında tutulduğunu bildirdi.

Aksu, şeker fabrikalarının özelleştirme sürecine ilişkin bilgi verirken, söz konusu özelleştirmelerde, özelleştirmenin genel ilkeleri gözetilerek, fakat ilgili kesimlerin mağdur olmasını engelleyecek şekilde bir düzenlemeye gidildiğini söyledi.

Türkiye’de şeker sektörünün, 3,1 milyon tonu pancar şekeri, 1 milyon tonu nişasta bazlı şeker (NBŞ) olmak üzere, 4,1 milyon tonluk bir üretim kapasitesi bulunduğunu ancak, söz konusu kapasitenin 2,1 milyon tonunun kullanılabildiğini belirten Aksu, şeker fabrikalarına ait 25 fabrika, özel sektöre ait 8 tanesi pancar şekeri fabrikası, 6 tanesi NBŞ olmak üzere, toplam 14 şeker fabrikası bulunduğunu kaydetti.

Aksu, özel sektördeki sekiz pancar şekeri fabrikasının Adapazarı Şeker Fabrikası’na, iki fabrikanın Konya Şeker Fabrikası’na, iki fabrikanın Kayseri Şeker Fabrikası’na ait olduğunu ve Amasya Şeker Fabrikası AŞ’nin çoğunluk hisselerinin de değişik Pancar Ekicileri Kooperatiflerine ve Kütahya Şeker Fabrikası AŞ ile Keskinkılıç Gıda San. ve Tic. AŞ’nin ise çoğunluk hisselerinin özel gerçek ve tüzel kişilere ait olduğu bilgisini verdi.

Özel sektörün ortalama üretim maliyetleri dikkate alınarak değerlendirildiğinde Türkiye’de şeker fiyatlarının yüksek seyrettiğini ifade eden Aksu, Türkşeker AŞ’nin ortalama birim maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle sektörde şeker satış fiyatlarının yüksek oluştuğunu anlattı. Aksu, Türkşeker AŞ şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile bugüne göre daha etin ve verimli çalışma şartlarının oluşacağını ve şeker satış fiyatlarının daha düşük oluşacağının beklendiğini de söyledi.

Aksu, şeker fabrikalarının özelleştirmesinde öncelikli amacın, şeker üretiminin rekabetçi bir yapı içerisinde faaliyetini devam ettirmesi, düşürülen maliyetlerle dünyada rekabet edebilir bir hale gelmesi, 2 milyon tonluk atıl kapasitenin üretim içerisine alınarak, sektörün bölgesel bir güç haline gelebilmesi ve rekabet edebilir üretim yapılabildiğinde, bölgeye şeker ihraç eden bir ülke durumuna gelmesi olduğunu bildirdi.

STRATEJİ, İLGİLİ KURUMLARIN GÖRÜŞÜYLE OLUŞTURULDU

Stratejinin tek başına Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından belirlenmediğinin altını çizen Aksu, sektörün düzenleyici kuruluşu olan Şeker Kurulunun görüşleri çerçevesinde, Rekabet Kurulu ve şeker üretimi ile ilgili tüm kamu kuruluşlarının görüşlerinin alınarak, özelleştirme stratejisi oluşturulduğunu belirtti.

ÖİB Başkan Vekili Aksu, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sürecinde, portföylerin oluşturulmasının ardından, arsa ve araziler için şeker fabrikalarına ilgi gösterecek yatırımcıların sürecin dışında kalmasının sağlanması ve şeker üretimine odaklanan, şeker üretimi yapmak isteyen yatırımcıların şeker özelleştirmeleriyle ilgilenmelerinin sağlanması amacıyla ilana çıkmadan önce, fabrikaların şeker üretimiyle doğrudan ilgisi olmayan arsa, arazi ve taşınmazlarının özelleştirme ihalelerinin dışında tutulduğunu anlattı.

Söz konusu arazilerin bir kısmının, bölgede ihtiyaç duyan kamu kurum ve kuruluşlarına bedelsiz devredildiğini ifade eden Aksu, arta kalan kısım için ayrıca, satış politikası belirlendiğini bildirdi.

ŞEKER FABRİKALARININ ARAZİLERİ

Aksu, Malatya Şeker Fabrikasına ait olan 850 bin metre karelik arazinin, yaklaşık 500 bin metre karelik bölümünün üzerindeki satış mağazası, lokanta ve sinema binası, revir, işçi hamamı, bölge ambarı, garaj binası gibi binalar ile birlikte fabrikalardan ayrıldığını ve Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Malatya Belediyesinin ihtiyaçları için, söz konusu kurumlara devredildiğini söyledi.

Fabrikalar ile birlikte satışa sunulan arazileri tamamiyle şeker üretimi için ihtiyaç duyulan arazilerin oluşturduğunu belirten Aksu, söz konusu arazilerin imarının da sanayi arazisi ve arsası olarak gerçekleştirildiğini kaydetti.

Turhal Şeker Fabrikasında da fabrikanın ihtiyacı için gerekli olan arsa ve arazilerin özelleştirmeye konu edildiğini ifade eden Aksu, lojmanlar ve sosyal tesislerin ise ifraz edildiğini bildirdi.

Aksu, henüz ilana çıkılmayan ancak özelleştirme hazırlıkları süren Ankara Şeker Fabrikasının arazisinin büyük bölümünün de aktarma istasyonu yapılmak üzere, Devlet Demiryollarına devredildiğini kaydetti.

Başkan Vekili Aksu, bu yöntemle, şeker fabrikası alacak olan yatırımcıların şeker sektörüne odaklanmış, şeker sektöründe faaliyet yürütmeyi hedefleyen yatırımcılar olmasının sağlandığını söyledi.

İHALE ŞARTLARI DANIŞTAY’IN GEREKÇELERİ DOĞRULTUSUNDA BELİRLENDİ

İhale şartlarının, Danıştayın daha önce B ve C portföylerinin ihalelerini iptal gerekçesi dikkate alınarak belirlendiğine dikkati çeken Aksu, bu çerçevede, şartnamelere 5 yıl boyunca üretim şartı konurken, teminatların da önceki ihalelere göre, yüzde 50 oranında artırıldığını bildirdi.

Şeker üreticisinin ve işçisinin mağdur olacağı eleştirilerine karşılık olarak da Aksu, şu anda hangi fabrikanın, hangi pancar ekim alanından pancar alıyorsa özelleştirme sonrasında da o ekim alanından pancar almak zorunda olduğunu ve çalışanların da iş kanunlarından doğan bütün haklarının özelleştirme şartnameleriyle garanti altına alındığını söyledi.

İLK DEVİRDEN SONRA ÖZELLEŞTİRMENİN ŞEKER SÖKTÖRÜNE KATKISI HİSSEDİLECEK

Ahmet Aksu, şeker fabrikalarının yaklaşık 500 milyon liralık yatırım ihtiyacı bulunduğunu, kamu kaynaklarıyla bu rakamın ancak 10’da birinin sağlanabildiğine de işaret etti.

Aksu, özelleştirilmesi gerçekleştirilen ilk bölgelerin devriyle birlikte özelleştirmenin şeker sektörüne getireceği olumlu katkıların hissedileceğini de sözlerine ekledi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Valid XHTML 1.0 Transitional